ALLAHUMME SALLI ALA MUHAMMED VE ALI MUHAMMED VE ACCIL FERACEHUM

ALLAHUMME SALLI ALA MUHAMMED VE ALI MUHAMMED VE ACCIL FERACEHUM

Image


    ehlibeyt acisindan el baglamak

    Paylaş

    yusuf
    liste
    liste

    aktiftir :
    0 / 150 / 15

    Mesaj Sayısı : 12
    Points : 30
    Reputation : 0
    Kayıt tarihi : 13/05/17

    ehlibeyt acisindan el baglamak

    Mesaj tarafından yusuf Bir C.tesi Mayıs 13, 2017 6:56 pm

    Ehl–i Beyt Açısından Elleri Bağlamak

    Buraya kadar söylediklerimizden anlaşılıyor ki, Kur’an–ı Kerim ve Peygamber efendimizin (s.a.a) sünnetinde namazda elleri bağlamayı istaplayacak bir delil yoktur; bütün Müslümanlar ibadetlerin tevkifî * olduğu konusunda ittifak içerisinde olmaları namazda elleri bağlamanın haram olduğuna delalet ediyor; çünkü namazda elleri bağlamak bidat ve haramdır.

    Bu konuda Ehl–i Beyt İmamlarından nakledilen rivayetlere müracaat ettiğimizde onların namazda elleri bağlamaktan sakındırdıklarını ve bunu Mecusîler’den kalma bir adet saydıklarını görmekteyiz. Bu da onun haram oluşuna şiddet kazandırmaktadır; çünkü bir açıdan bidat ve haram, diğer açıdan ise kafirlere benzemektir.

    Muhammed b. Müslim, İmam Cafer Sadık’tan (a.s) veya İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle rivayet etmektedir: İmam’a, “Adamın biri namazda sağ elini sol elinin üzerine koyuyor” dedim. İmam, “Bu örtmedir, yapılmasın” buyurdu.

    Zurare İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Namaza yönel ve namazda ellerini bağlama; çünkü bu Mecusîlerin yaptığı bir iştir.”

    Şeyh Saduk kendi senediyle İmam Ali’den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: “Müslüman namazda Allah’ın huzurunda durduğu zaman ellerini toplamasın; (bu durumda) küfür ehline (Mecusîlere) benzemiş olur.” [24]

    Bu rivayetler namazda olmaması gereken şeyleri (elleri bağlamak) açıklamaktadır. Namazda olması gereken şeyleri açıklayan Ehl–i Beyt İmamlarından nakledilen riayetlerde ise elleri bağlamaktan hiçbir şekilde söz edilmemektedir. Bu rivayetlerden biri şöyledir: Hammad b. İsa, İmam Cafer Sadık’tan (a.s) şöyle rivayet etmektedir: “Bir insanın ömründen altmış veya yetmiş sene geçtiği halde bütün şartlarını yetine getirerek bir namaz kılmış olmaması ne kadar da kötüdür!”

    Hammad diyor ki, Ben utanarak: “Fedanız olayım, namazı bana öğretir misiniz?” dedim. Bunun üzerine İmam Cafer Sadık (a.s) kalkıp kıbleye dönerek iki elini yanlarına saldı. Parmaklarını birbirine bitiştirmiş, ayaklarını birbirinden üç parmak miktarında açmıştı. Ayaklarının parmaklarını kıbleye çevirmişti; onları kıbleden saptırmamıştı. Sonra huzu ve huşu içerisinde ve tam bir tevazu ile, “Allah–u Ekber” dedi. Sonra Fatiha Suresiyle İhlas Suresini tertille okudu. Sonra bir nefes alacak kadar ayakta durdu. Peşinden “Allah–u Ekber” diyerek rükuya gitti. İki elinin içini açarak dizlerine koydu. Dizlerini, beli düz vaziyete gelecek kadar geriye itti; öyle ki eğer sırtına bir damla su veya yağ dökülseydi akıp dökülmezdi. Boynunu dümdüz tutup gözlerini yumdu. Sonra tertille üç defa, “subhane rabbiye’l–azim–i ve bi–hamdih” diyerek Allah’ı tesbih etti. Sonra ayakta düz durdu ve “semiallahu li–men hamideh” dedi. Sonra ayakta ellerini yüzünün hizasına kadar kaldırarak tekbir getirip secdeye gitti. İmam ellerini dizlerinden önce yere bırakarak üç defa, “subhane rabbiye’l–a’la ve bihamdih” dedi. Uzuvlarından hiç birini diğerinin üzerine bırakmadan sekiz uzvu üzerinde secde yaptı: Alın, iki ellerin içi, dizler, iki ayağın baş parmağı ve burun. Bu yedi uzvunu yere bırakmak farz ve burnu bırakmak ise sünnettir ve bu amel kulluğun zirvesinin göstergesidir. Sonra başını secdeden kaldırdı. Dümdüz oturunca, “Allah–u Ekber” dedi. Sonra sol tarafı üzerine oturdu ve sağ ayağının üstünü sol ayağının altına bırakıp “Esteğfirullahe rabbi ve etubu ileyh” dedi. Sonra oturduğu halde tekbir getirerek ikinci secdeyi de yapıp birinci secdede söylediklerini tekrarladı. Rüku ve secdede hiçbir uzvu için bir şeyden yardım almadı. Secdede kollarını bedeninden açmıştı ve yerden kaldırmıştı. İmam (a.s) bu şekilde iki rekat namaz kıldı.

    Sonra buyurdu ki: “Ey Hammad! Böyle namaz kıl ve namazda yüzünü çevirme; elinle ve parmaklarınla oynama; sağ tarafına, sol tarafına ve karşıya tükürme.” [25]

    Gördüğünüz gibi, farz namazların nasıl kılınması gerektiğini açıklayan bu iki rivayet hiçbir şekilde el bağlamayla ilgili olarak hiçbir işaret yoktur. Eğer elleri bağlamak sünnet olsaydı İmam (a.s) bunu açıklamayı terk etmezdi. İmam (a.s) kendi ameliyle Peygamber efendimizin (s.a.a) namazının nasıl olduğunu gözler önüne sermiştir; çünü İmam bu namazı babası İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s), o da babaların vasıtasıyla Emirulmüminin İmam Ali’den (a.s) ve o da Peygamber efendimizden (s.a.a) almıştır.

    Demek ki namazda elleri bağlamak dinde olmadığı halde dine sokulduğu için bidattır.

    Şia Fakihlerinin Fetvalarında Elleri Bağlamak

    Ehibeyt alimleri yukarıda değindiğimiz delillere dayanarak namazda elleri bağlamanın haram olduğuna dair fetva vermişlerdir. Seyydi Murtaza diyor ki:

    “Bizim görüşümüzün doğruluğuna delilimiz Şia’nın bu konudaki icmasıdır; ayrıca insanın boynundan düştüğünü kesin olarak bilmesi gerekiyor. Halbuki, namazda elleri bağladığımız durumda namazın üzerimizden düştüğüne dair kesin bir bilgiye sahip olmayız. Yine, namazda elleri bağlamak rüku, secde ve kıyam gibi namazın farzlarından olmayan fazla işlerden sayılmaktadır; o halde namazda elleri bağlamak caiz değildir.” [26]
    Şeyh Tusî diyor ki: “Namazda sağ eli sol elin üzerine ve sol eli de sağ elin üzerine, yine göbeğin üstüne veya altına koymak caiz değildir… Buna delilimiz Şia’nın icmsıdır; namazda elleri bağlamanın namazı batıl ettiği konusunda Şiiler arasında ihtilaf yoktur. Namazın amellerinin şerî delillerle ispatlanması gerekiyor; oysa namazda elleri bağlamanın meşru olduğuna dair hiçbir delil yoktur. O halde elleri bağlamamak ihtiyatın da gereğidir; çükü namazda ellerin salınması durumunda namazın geçerli olduğunda hiçbir ihtilaf yoktur. Fakat ellerin birini diğerinin üzerine koyulması durumunda namazın geçerli olacağında ihtilaf edilmiştir. İmamiyye bu durumda namazın batıl olduğunu söylüyor. O halde kesin bir şekilde bu görüşün kabul edilmesi gerekiyor.” [27]
    KONUNUN ÖZETİ

    Dört mezhebin namazda elleri bağlamanın müstehap olduğuna dair dayandıkları en meşhur rivayetler ya senet bakımından zayıftırlar ya da delaletleri yetersizdir; senet ve delalet açısından problemi olmayan diğer hadislerin olduğunu kabul edecek olursak bile yine de namazda ellerimizi bağlayamayız; çünkü onların karşısında, onlarla çelişki içerisinde olan diğer sahih hadisler vardır; buna örnek olarak yukarıda geçen Ebu Humeyd Saidî’nin rivayetini gösterebiliriz. Çelişki olması durumunda ise birbiriyle çelişen rivayetler düşerler ve bu konudaki asla müracaat edilmesi gerekiyor. Bu konudaki asıl ise elleri salmaktır; çünkü elleri bağlamak tabiata aykırı olan ve hiçbir delille ispatlanmayan bir zorlamadır.

    O halde; şüphesiz namazda elleri salmak ihtiyat gereğidir; çünkü elleri bağlamayı savunanlar bu ameli farz bilmemekte ve bunun sadece müstehap bir amel olduğunu söylemektedirler; kaldı ki bunun müstehap oluşunda bile ihtilaf vardır. Fakat namazda elleri salmanın caiz olduğu konusunda hiçbir ihtilaf yoktur. Ayrıca Müslümanlara izlenilmesi emredilen Ehl–i Beyt fıkhında namazda elleri bağlamanın caiz olmadığına dair fetva verilmiştir.

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

      Forum Saati C.tesi Ekim 21, 2017 4:10 am